AKEPELİ'NİN HAYADAN YOKSUNLUĞU

30 Eylül 2013


      Bugün, yazsam bir türlü, yazmasam bin türlü düşüncesiyle istemeyerek biraz kendimle ilgili yazacağım. Bu toplumu akıllarınca adam yerine koymaya uğraştıklarını zannedenlerin, öncelikle adam olmalarına gerek duyulduğu için yazacağım.

      Adamlığı, adamlığın ne olduğunu bilmeyen, zihin özürlü AKEPE’Lİ milletvekillerinden biri; ‘’Biz engellileri adam yerine koyduk.’’ ‘’Bu insanlar sokağa çıkamıyorlardı, evlerde saklanıyorlardı. Ama hükümetimizin 2005 yılında çıkardığı yasa ile biz engellileri insan yerine koyduk.

      Bazıları, ‘eskiden evimizdeki engelli, yatalaklar bir an önce ölse de kurtulsak diye Allah’a yalvarırdık’ diyordu. Şimdi, ‘Aman ölmesin, evimizin bereketi bu, ben onun yüzünden Devlet’ten 450-500 lira bakım ücreti alıyorum, aman ona bir şey olmasın diye bakıyoruz’ diyorlar’’ demiş. Muhakkak bunları söylerken, etrafa da ağzından salyalar saçıyordur. Türkiye’ye yaşatılan, DEĞİŞEN zihniyetin tezahürü bu işte.

      Be, Allah’tan korkmaz, kuldan utanmaz adam. Sende, hiç mi vicdan yok. Sen hiç mi Allah korkusu nedir bilmezsin. Zaten olsa, bu lafları söylemezsin.

      Senin, papazın haç puta sıçan güvercini rakıyla sarhoş ederek yakaladığında söylediği gibi; ‘Müslüman olsan, rakı içmezsin, (bu lafı etmezsin) Hıristiyan olsan, haç puta sıçmazsın, olsan olsan sen…………’’ ne farkın var?

      Akli engelli olduğun apaçık ortada zaten sırıtıyor. Allah korkusunun olmadığı her kelimenden belli oluyor. Düşünmekten aciz, zavallı bir beyine sahip olduğun, BEREKET’den ne anlaman gerektiğinden bir haber oluşundan belli oluyor. Üstüne üstlük, bir o kadar da, bilgisizliğin, cahilliğin, görgüsüzlüğün her kullandığın kelimede sırıtıyor. Çarpık zihniyetine, bir de sevgi yoksunu olduğunu eklersek…

      Sen ve senin partin AKEPE, bu günleri, bu sözleri, hesap edemeyen, göremeyen zavallı insanların; ‘’hiç değilse, bunlarda birazcık Allah korkusu vardır’’ diyenlerin oyuyla o koltuklara oturdunuz.

     Sen ve senin partin AKEPE, iktidara geldiğiniz günden bu yana, hep YÜCE DİNİMİZİ siyasete ve emellerinize alet ettiniz. Her şeyi parayla, kömürle, makarnayla, makamla ve DEVLETİN KASASINDAN verdiğiniz yardımlarla alacağınızı, zavallı zihniyetinizle, sadece zannettiniz!

      Gün gelecek, servetinize servet kattığınız varlığınızla, hiçbir zaman VİCDANLARDA aklanmayacak, herhangi bir kisve altında sokağa çıkamayacak, bu insanların yüzüne bakamayacaksınız.

      Meydanlarda, YA BİSMİLLAH demekle bu iş olmuyor. Şayet birazcık Kur’an’dan nasiplenmiş olsaydınız;

      ‘’ÇARESİZ SİZLERİ BİRAZ MALDAN, CANDAN ve ÜRÜNLERDEN EKSİKLİK ile İMTİHAN EDECEĞİZ. MÜJDELE O SABIRLILARI Kİ, BAŞLARINA BİR MUSİBET GELDİĞİ ZAMAN ……..’’ (BAKARA)

      ‘’EY İMAN EDENLER, BAŞA KAKMAK ve GÖNÜL KIRMAKLA SADAKALARINIZI HEBA ETMEYİN. O HERİF GİBİ Kİ, İNSANLARA GÖSTERİŞ YAPMAK İÇİN MALINI DAĞITIR DA, NE ALLAH’A, NE DE AHİRET GÜNÜNE İNANIR. ARTIK ONUN DURUMU, ÜZERİNDE AZ BİR TOPRAK BULUNAN KAYAYA BENZER. (BİR DE BAKARSIN) ŞİDDETLİ BİR YAĞMUR YAĞMIŞ DA ONU CASCAVLAK BIRAKMIŞTIR. ÖYLELERİ KAZANDIKLARINDAN HİÇBİR ŞEY İSTİFADE EDEMEZLER. ALLAH KẤFİRLER GÜRUHUNU DOĞRU YOLA ÇIKARMAZ.’’ (BAKARA)

      ‘’ŞÜPHESİZ O KẤFİRLER VAR YA, BÜTÜN YERYÜZÜNDEKİLER ve O KADAR DAHA ONLARIN OLSA, BUNLARI KIYAMET GÜNÜNÜN AZABINDAN KURTULMAK İÇİN FİDYE VERECEK OLSALAR, BU KENDİLERİNDEN KESİNLİKLE KABUL EDİLMEZ. ONLAR İÇİN ACI VEREN BİR AZAP VARDIR.’’ (MẤİDE)

      İşte, sen ve senin gibilere KUR’AN-I KERİM’İN bütün hükümlerini burada yazsam da, ne SOSYAL DEVLETİ ne de SADAKA’YI anlatamam. Anlatsam da zaten anlamazsınız! Tarikat mensubu olduğunu gizlemeyen eski bir bakanın da; ‘’GÖZLERİN GÖRMÜYOR, SANA BU HALİNLE İŞ VERMİŞİZ’’ dememiş mi idi. Yine, sizden biri, lösemili bir kızcağızı rencide ederek eline para, tutuşturmamış idi.

      Ey Allah’ın yarattığını anlamayan kafa. Ey asıl engelli beyin. Ey çarpık zihniyet. Ey sevgiden nasiplenmemiş. Hangi hafıza, hangi akıl, hangi vicdan ENGELLİ DİYE, oğlunun, kızının, annesinin, babasının, kardeşinin ÖLMESİNİ isteyebilir. Hangi insan ÖLSE DE kurtulsak diyebilir? Hangi için de bir nebze insanlık taşıyan, bunları aklından geçirir?

      Edep Yahu.. Edep Yahu.. Hayâ nere de? Ar nere de? Sizin ar damarınız bile çatlamış. Bu kafayla, ENGELLİLER’DE, hiç kimseyi de adam yerine koymak veya koymamak da haddiniz bile değil.

      Gelelim kendime, içimi kanatan nedene; Otuz sekiz yaşında dünyalar güzeli, SPASTİK ADAM GİBİ ADAM bir oğlum var. O’na ömrünü hasreden dünyanın en fedakảr ANNESİ bir eşim var. O’na bütün gönüllerini açmış kardeşleri ve sayısız insan var. O’na amca diyen torunlarım var. Var, var, var…. Bu bir…..

     O sözler içimi bu kadar kanatırken, senin dağıttığını söylediğin ev de bakım parasını da bugüne kadar ne istedim, ne de aldım. Bu da, iki.

    Allah korkusu, insanı insan olduğu için sevmek, nezaket, terbiye ve de aile terbiyem, bunun yanın da kanunlar izin verse idi, çok başka türlü de yaza bilirdim.

      Be vicdansız, ben değil, bu MİLLET ve de ENGELLİ aileleri bu SAPIK değerlendirmenden dolayı senden değil, seni oraya seçtiren Başbakanından hảlả bir özür bekliyor. Tabiỉ o, erdem varsa..!

      ‘’Dışlamadan ayırt etmeden, ötelemeden geleceği inşa edeceğiz’’ derken, bu MİLLETLE bari alay etmeyin… 

Kenan Mutlu Gürses

Kenan Mutlu Gürses © 2011 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön