BU SON MEKTUP

18 Ekim 2012


Sayın Devlet Bahçeli
MHP Genel Başkanı;

 

Kurulduğu günden, bugüne kadar ideallerimizi, ülkümüzü, milliyetçiliğimizi, mefkûremizi, kısacası bütün değerlerimizi içinde bulduğumuz, kopmayacak bağ ile gönlümüzde müstesna yerini alan siyasi partinin Genel Başkanı’na, aşağıdaki satırları yazmak hiç aklıma gelmezdi.

Zaman, her canlı için ‘’beşer şaşar’’ ifadesinin ne kadar da doğru olduğunu gösteriyor. Altmış üç yılın, kırk üç yılını aynı âlemde yaşadığımız, fikirlerini birlikte savunduğumuz siyasi dünyamızda neleri gördüğümüzü, kuşkusuz en iyi bilenlerin başında da siz gelmektesiniz.

Söz konusu zaman dilimi; birçok kişinin, her ne uğruna ise nasıl savrulduğunun bizi yalnızca şahidi kıldı. En acısı, Hak’ın Rahmetine kavuşanlar, ŞEHİTLERİMİZ’DE başkaca şahit kılındığımız bir tablo idi. Bir sevda uğruna ‘’kan kusup, kızılcık şerbeti içtim’’diyerek, yaşananlar karşısında daima yutkunuşumuz ise madalyonun başka yüzüydü.

Bunları da sineye çekelim derken, Başbuğ’un kaybıyla başka bir acıyı,başka bir burukluğu, yaşadık. Tam kırılma noktasında da görevi siz aldınız. Bir asırlık mücadelenin sonucunda, MİLLİYETÇİ ideolojiyi siyasi arenaya bin bir zorlukla taşıyan bir LİDERİN koltuğuna oturdunuz. O gün, LİDERİNİN matemi nedeniyle tamamen kenetlenmiş bir kitle, yetişmiş bir kadro, kamu ve özel sektör dünyasında her düzeyde yetişmiş binlerce kardeşimiz, arkadaşımız vardı.Kaybedilmeyen bir umutla, bu birliktelik bizi iktidar ortağı yaptı.Kişiliğinizle yarınlarda ki başarılar için, durduk, dinledik, izledik.‘’Her yiğidin, bir yoğurt yiyişi var’’dır dedik. Derken, hazan mevsimindeki kuru yapraklar misali, dökülmeye, uçuşarak başka bağların gazeli olmaya başladık.

Dedik ki, belki bu itidalli yürüyüş! Bu itidalli duruş! Bizim düşünemediğimiz, bizim hesap edemediğimiz bir yolu açacak. Heyhat. Hiç bir şey olmadı. Gemisini terk etmeyen kaptan gibi asil bir duruş! ‘’az olsun, benim olsun’’ tavrınızla, yatağını bulamayan durgun su gibi bir akışı seyreyler olduk. Hep dairenin dışında kalırken, onurlu duruşumuzdan hiç taviz vermedik. Olumsuzluklara rağmen, yine sabırla, ümitle yanınızda olduk. Bu gönüldeşlik yürüyüşünde makam ve mevkii talebimiz ise hiç olmadı.

2002 seçimlerini, Türkiye’nin bugün geldiği kargaşa ortamınıyazmıyorum. Ki, bunun da şahidi sizsiniz. Tarih önünde şahitliğinizi nasıl açıklayacağınız da başkaca bir husus.

Sayın Genel Başkan; bu sebepleri izninizle birazcık da somutlaştırarak ele alalım:

- Seçilememek başarısızlığı,
- ‘’Tekrar aday olacak bir kişinin açıklamasımıdır’’ dedikten sonra, bugüne geliş.
- İktidar ortaklığında, sizi o noktaya taşıyanları teker teker terk edişiniz.
- ‘’Çözeceğim’’ dediğiniz halde, çözemediğiniz TÜRBAN
- Bu tepki ile genç kızlarımızın cemaatler içine, savruluşu.
- Aynı tepkilerle yine gençlerimizin benzer akibeti.
- Küçümsenmeyecek birikime sahip, başta akademisyenler olmak üzere yetişmiş kadroları dışlamanız.
- Küçük hesapların ortadan kaldırılmadığı, bir türlü BBP ile birleşmemek.
- Sizin var dediğiniz, bizim bir türlü varlığını anlamadığımız AR-GE meselesi.
- AB. Konusunda toplum karşısında netlik kazanmayan, muğlâk ifadeler.
- Namerdim’’ diye başladığınız, sonuçsuz kalan YÜCE DİVAN iddialarınız.
- Hani diye başlayan türkü’deki gibi;
Söğüt şenlikleri,
Erciyes Zafer Kurultayı
Türkçüler Günü
Türk Devlet ve Toplulukları Dostluk Kardeşlik ve İşbirliği Kurultayı

Hani? Demir…Hani? Örs….Hani?....Çekiç…

- Bir elin yok etmeye çalıştığı ÜLKÜCÜLÜK.
- Varlığından kimsenin haberi olmadığı bir GENÇLİK.
- AKP’ye Cumhurbaşkanlığı dahil verdiğiniz sayısız destek ve de diğerleri.
- ‘’Bir arpa boyu yol alınamayan’’ ON BEŞ YILLIK yolculuk.

Sayın Genel Başkan;

Demem o ki, saydığım nedenlerle Genel Başkanlığa aday olmayacağınızı ve bunu açıklamanızı; bu açıklamanızla, bundan böyle, tecrübelerinizi, birikimlerinizi genç kuşaklara aktaracağınızı, MHP’nin bugüne kadar yaptıklarını ve yapacaklarını ders olacak şekilde anlatmanızı; göreve gelecek kadrolara, bilge kişiliğinizle MHP’NİN misyon ve vizyonunun ne olmasıgerektiğini hatırlatmanızı; sizin yapamadığınız, MİLLİYETÇİLERİN bir araya getirilmesini, özellikle görev olarak vermenizi ve talep etmenizi bekliyorum.

Dünya ve ÜLKE gerçeklerini bilerek yetiştirilmesi elzem olan ÜLKÜCÜ gençlerin, bilgisayarlarıyla köşelerine çekilen değil, üreten insanlar olarak yapılandırılmasını tavsiye etmenizi; bu ÜLKENİN Milli ve Manevi değerlerini sadece MHP’NİN savunabileceğini, geleceğimiz için doğruları sadece MHP’NİN gerçekleştirebileceğini öğütlemenizi umuyorum.

Büyük TÜRK Milletinin, En Büyük TÜRK ATATÜRK’ÜN yolunda, MHP’NİN ebedi LİDERİ BAŞBUĞ’UN yaktığı meşalenin IŞIĞINDA hizmet edecek kadroların var olmasına yön vermenizi; kurucusu olduğunuz vakıfta dokuz bölüm açarak, DOKUZ IŞIK ÜNİVERSİTESİNİN kurulmasına vesile olmanızı gönülden temenni ediyorum.

Tekrar Genel Başkanlığa aday olmayarak, MHP’NİN yaşayan AKİL adamı,daim ONURSAL Başkanı olarak kalmanızı, saygın ve sağlıklı bir hayat içinde, yaptıklarınızı da unutmayacağımızı, bu satırları yazarken; ‘’kol kırılır, yen içinde kalır’’özdeyişine sadık kalmadığım için gerçekten üzgün olduğumu bilmenizi, kazananın MHP olmasını;

MHP’NİN yapılacak 10. Olağan Büyük Kurultayının, ÜLKEMİZE saygı,sevgi ve nice birlikteliklerle başarılar getirmesini diliyorum

Saygılarımla

Kenan Mutlu Gürses

Kenan Mutlu Gürses © 2011 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön