KAZIM KARABEKİR PAŞA HAZRETLERİNE TEKMİL

11 Temmuz 2011


Muazzez ruhunuzu rahatsız etmeden, kemiklerinizi sızlatacak TEKMİLİMİ vermeme müsaade buyurunuz efendim. Ancak tekmilimi vermeden önce Türkiye’de siyasi olarak nelere nasıl bakıldığının bilinmesi için bir konuyu da ayrıca arz etmek istiyorum.

      Bir siyasi parti genel başkanının Stockholm Sendromu benzetmesi için nelerin yazılıp çizildiğini bilemezsiniz! Bunun yanında ÜLKEMİN Başbakanı, yapılan son iki genel seçim sonrasında BALKON KONUŞMASI yapıyor. Bu konuşmalara methiyeler düzenler bir yana, kendisi de ‘’ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol’’ atasözüne uymuyor. Her ferdi kucaklayacağını söylerken, toplumu germesi bir yana, ayrıştırmaya neden oluyor.

      BALKON KONUŞMASI nedir? Tarihte kimler BALKON KONUŞMASI yapmıştır? Neredeyse hiç anlatılmıyor! Ulu Önder ATATÜRK’ÜN hangi liderin BALKON KONUŞMASIYLA ilgili ne söylediği hakkında kimse tek kelime etmiyor!

    Adolf Hitler (1889–1945), Franklin Roosevelt (1882–1945), Nicolae Çavuşesku (1918–1989), Winston Churchill (1874–1965) ve diğerlerinin BALKON KONUŞMALARINDAN bahsedilmiyor! Size değerli Hariciyecilerimizden Firuz Kesim’in ATATÜRK’LE ilgili hatıralarından bir bölümü aktarayım;

     ‘’Firuz; çingene herif ne yapıyor?’’
     — Kim Efendim? Dedim.
     O sıralarda Fransa Başvekili bulunan Laval’i (Pierre Laval 1883–1945) kastetmekte olduklarını tasrîh buyurdular ve ilâve ettiler:
     ‘’Arkadaşlar, dikkat edin, bu meymenetsiz suratlı adam, müttefiklerine ihanet etti. Günün birinde memleketine de ihanet edecek ve bu ihanetini (ensesini işaret ederek) boynu ile ödeyecektir.’’

      Nitekim Laval, on sene sonra, ihaneti dolayısıyla Divan-ı Harp kararıyla asılmıştır. Fakat Atatürk’ün (müttefiklerine ihaneti) deyişinden maksadı, İtalya’nın Habeşistan’ı istilası esnasında, Laval’in müttefiklerinden ayrılarak –Benito- Mussolini’yi (1883–1945) tutmuş olması idi. Bu arada Mussolini’yi bahis konusu ederek:

     ‘’BALKON NUTUKLARİYLE BİR MİLLETE CESARET ENJEKTE EDİLEMEZ… BU ADAM BUNU BİLE BİLMİYOR. BURAYA GELSİN ONU İYİ BİR NAFIA NĂZIRI YAPAYIM, YOKSA MÜZİK KÜLTÜRÜ İLE KAYNAŞMIŞ OLAN İTALYAN MİLLETİNİN KARAKTERİNİ DEĞİŞTİREMEZ.’’ Demişlerdi.

     Başbakan Erdoğan’ın BALKON KONUŞMASI için ne demek gerektiğine de artık siz karar verin.

     Kâzım Karabekir Paşa Hazretleri;

      TÜRK MİLLETİ;

       TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN Sizden görevi devralmış 200 mensubu muvazzaf ve emekli, Kuvvet Komutanından, Ordu Komutanına, Generalinden, Amiraline kadar tutuklu olsa da;

      İlçe merkezinin ortasında subaylarımız ensesinden vurulsa da;

     Bazıları DEMOKRATİK ve DEMOKRASİ kavramının arkasına saklansa da;

     Kürtçüler, PKK ile birlikte Kuzey Kürdistan Ulusal Meclisini toplamaya çalışsa da;

     Kutsal bütün değerleri kullanarak ÖZERKLİK talep etseler de;

     Altmış bir yıl sonra, Türkçe Ezan konusunu kaşısalar da;

     Terörün adını isyan koymağa kalkışsalar da;

     Din üzerinden her türlü soysuzluğa başvurarak, hıyanetlerini, fesatlarını, iftiralarını, münafıklıklarını KUR’AN’IN DOĞRU olacaksın ilâhi hükmünün arkasına saklasalar da;

     ATATÜRK ve SİZ silah arkadaşlarını kasıtlı olarak farklı cephelerin karşıt insanları olarak tanıtmaya ısrarla devam etseler de;

     Altmışa yakın PKKLI terörist etkisiz hale getirilirken;

     Otuz beş subay, astsubay, er ve köy korucusu yaralanırken;

     Bir-kaç ayda YİRMİYE YAKIN ŞEHİT VERİLİRKEN;

     Daha dün iki ASKERİMİZ teröristlerce kaçılırken;

     Anadolu’nun BAĞINDA da DAĞINDA da PKKLILAR her gün eylem yapsa da;

     Teröristlere ait; sayısız ateşleme düzeneği, benzin, piknik tüpü, yaşam malzemesi, akü, elektrik kablosu, infilak fitili, pil, cep telefonu, anti personel mayını, fünye, makineli tabanca, kaleşnikof piyade tüfeği, biksi makineli tüfek, M–16 piyade tüfeği, kanas keskin nişancı tüfeği, G–3 piyade tüfeği ve bunların şarjörleri mermileri ile RPG–7 roketatar, mühimmatları, fişekleri, tüfek bombası, el bombaları, anti tank ve el yapımı mayınlar, A–4 plastik patlayıcılar, CPS, TNT, amonyum nitrat, gübre, el telsizi ve de dürbünler ele geçirilse de;

     Bizi yöneteler, bu tablo karşısında sussa da;

    Alenen DEVLETİ yıkmaya ve bölmeye çalışanlara hiçbir şey yapılmazken, güya hükümeti yıkmaya teşebbüs edenler adeta yaratılarak yakalanıp tutuklansa da;

    Birileri entelektüel kimliklerinin arkasına gizlenerek TARİHİ ÇARPITMAYA kalkışsa da;

   TÜRK MİLLETİ olarak, ATATÜRK’ÜN izinde, her zaman olduğu gibi her emrinizi yapmaya hazır, VATANIN ve MİLLETİN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜNÜN bekçisi olduğumuzu arz ederiz KOMUTANIM.

Kenan Mutlu Gürses

Kenan Mutlu Gürses © 2011 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön