TARİH. AĞUSTOS AYI VE ERMENİLER (XI)

10 Ekim 2023


M.S. 1811 - RUS YAYILMASI KARŞISINDA OSMANLI - İRAN FAKTÖRÜ
      [Revan Hanı Hüseyin Han Rus saldırılarından en fazla zararı gördüğü gibi neticede doğacak durumunda farkındaydı. Onun için iki Müslüman ülke olan İran ve Osmanlı Devletinin Ruslara karşı birleşmeleri hem bölge açısından hem de bu iki ülkenin geleceği açısından çok önemliydi. Fakat aralarındaki çekişme bu tehlikeyi görmelerini engelliyordu. Hüseyin Han, Osmanlı Devletinin Şark seraskeri Hacı İbrahim Paşa’ya gönderdiği bir mektupta, bu vahim konu izah edildikten sonra muhakkak Ruslara karşı birlik olunması gerektiğini ifade ediyordu. Bu ittifakın Ahısha yakınlarına kadar gelen Rus ordusunun meydana getirdiği tehlike göz önünde bulundurularak derhal olmasını istiyordu. 
      Bu sırada Ruslar Tiflis‘e girdikten sonra Açıkbaş vilayeti hâkimi Solomon’u sıkıştırmaya başlamışlar ve Solomon’da Ahısha’ya kaçmıştı. Hüseyin Han yedi bin kişilik bir orduyla Ahısha Paşası Şerif Paşanın yardımına koştu. Bu bölgeler Osmanlı Devletine bağlı olmasına rağmen Osmanlı Şark seraskeri pek gevşek davranıyordu. Fakat Abbas Mirza‘da aynı muhtevada bir mektup gönderince Bab-ı Ali Şark cephesinde harekete geçmesi için Seraskere emir verdi.  Ayrıca Revan Hanlığına doksan altı deveden oluşan bir kervanla çeşitli savaş malzemesi gönderildi.  Revan Hanı Hüseyin Han’ın ve İran ‘ın Azerbaycan orduları komutanı Abbas Mirza’nın bu temasları neticesi Hüseyin Han ile Ahısha Paşası Şerif Paşa buluşup Gürcistan ‘a saldıracaklardı. Fakat Rus orduları komutanı bu ittifak görüşmelerinden casusları vasıtasıyla haber alınca General Pauollotch’i bu ittifakı bozmakla görevlendirdi. General ani baskınlarla önce Hüseyin Han’ı bozarak Revan’a çekilmeye mecbur etti. Sonra da Osmanlı - İran müttefik ordusunu da yenerek çok büyük bir tehlike doğurabilecek bu ittifakı önlemiş oldular. 
      1810 da Azerbaycan umumi valisi veliaht Abbas Mirza Kaçar, Osmanlı orduları ile birlikte Ruslara taarruz etmek niyetiyle Tebriz ‘den Revan ‘a hareket etmişse de Osmanlı - İran işbirliği temin olunamadığından bu seferden bir netice elde edilememiştir. Fakat bu başlangıç iki ülke arasında elçilerin gidip gelmesine vesile oldu. Bu temaslara paralel olarak Osmanlı Devleti şark seraskerliğini güçlendirirken Kafkasya ve Dağıstan’daki Müslümanları Rusya’ya karşı ayaklanmaya çağırıyordu. Revan Hanlığı tarafından şiddetle desteklenen bu gayretler Rusya açısından oldukça tehlikeliydi. Ruslar, casusları vasıtasıyla gelişmeleri takip ediyor, her fırsatta iki devleti birbirine düşürüp ittifakı bozmaya çalışıyordu. Abbas Mirza İran adına güçlü bir ordu hazırlarken Osmanlı Devleti ise Şark serdarlığına Emin Paşa ‘yı tayin ederek civar vilayetlerin askerlerini de Emin Paşanın emrine verildi. Gerekli temaslar sağlandıktan sonra iki ordu Gürcistan üzerine yürüyerek Rus tehlikesini bertaraf edeceklerdi. Bu önemli savaşı ortak bir harekât dâhilinde yürütebilmek için baştan beri bu ittifakı hazırlayan Revan Hanı Hüseyin Han ile Şark seraskeri Emin Paşa aralarında görüşmeye karar verdiler. Arpaçay nehrinin sağ tarafında bulunan Magazberd kalesinde 30 AĞUSTOS 1811’de savaşın tüm teferruatı görüşüldü. 
      Bu görüşmeye göre Osmanlı ana ordusu Tuna hattında Ruslara cephe açacak, Kafkasya’daki savaşın askeri yükünü İran karşılayacaktır. Karabağ ve Pembek’te toplanacak olan İran askerleri, Revan Hanlığı’na göndereceği on bin kişilik kuvvetle ile Emin Paşa’nın yirmi dört bin kişilik ordusu birleşecekti. Böylece ordunun sayısı yüz bin kişiyi bulacaktı. Bu rakamlara karşılık Kafkasya’da altmış dört topa sahip Rus askerinin sayısı on yedi bin civarındaydı. (36 )
M.S.1815 - AZNAVORYÂN KASPAR (AMİRA)
      [Zamanın meşhur Ermeni amiralarından biridir. Üsküdar Ermeni Kabristanı'nda medfundur. Kitabesinde Eğin'in Abuçeh köyünden ve prens sülalesinden olduğu, Kudüs'e gittiği ve doğru imanla ve iyi işlerle 6 AĞUSTOS 1806 tarihinde vefat ettiği yazılıdır. Diğer bir men bada da 1799 tarihinde ön safta bulunan Ermeni amiraları arasında zikrediliyor. Keza kendisinin Zakarya Patrik'in vasiyetnamesinde cemaat işleri üzerine nazır tayin olunduğu da kaydedilmiştir. Yanında medfun olan Aznavor Amira Aznavoryan'ın bu zatın oğlu olduğu tahmin edilebilir.] (37 )
M.S. 1826 - BAŞPARAN ZAFERI
      [Rus Generali Kinaz Suvarimez kumandasındaki askerler 8 Temmuz 1826’da hududu geçerek Revan Hanlığının sınırları içerisindeki Başparan köyüne saldırdı. Buradaki sınır muhafızları hazırlıksız idiler. Aniden gelişen bu saldırı karşısında büyük bir telaş içerisinde Aştarak köyüne çekildiler. Yörede bulunan İran ordusu durumdan haberdar olunca bir kısım askeri Revan Kalesinin müdafaası için gönderirken geriye kalanlar da Kuzey- batı istikametinden ilerlemeye çalışan Rus ordusu üzerine taarruza geçtiler. Taarruza geçen İran kuvvetlerinden bir kol, Revan Serdarı Hasan Han komutasında 22 Temmuzda Başparan vadisinde bir kısım araziyi Ruslardan geri aldı. Elde edilen bu araziler stratejik ehemmiyete haiz olup Rus kuvvetlerinin bütün hazırlık ve harekâtını gözler önüne sermekteydi. Fakat Hasan Han Rus kuvvetlerine hemen bir baskın yapacağı yerde askerini gizlemeye çalışarak baskını ertesi güne bıraktı. Hasan Han bu hareketiyle Ruslara toparlanma şansı verdiğinden bir zaferi kaçırmış oldu. Ertesi gün kendilerini toparlayan Rusların topçu ateşi altında başlayan muharebede Ruslar, büyük zayiatlar vererek geri çekildiler. Fakat Revan askerinin de kaçan Rusları takip edebilecek gücü kalmamıştı. 
      Anlaşılan o ki, Revan birlikleri de önemli ölçülerde zayiat vermişlerdi. Hasan Han Ruslara toparlanma imkânı vermeseydi onları Revan Hanlığı topraklarına bir daha saldıramayacak derecede perişan edecek bir galibiyeti kazanacaktı. Taarruz halindeki Rus ordusu yenilmesine rağmen verilen kayıplar yüzünden Revan Hanlığı kuvvetleri de önemli ölçüde yıpranmıştı. General Ormolof komutasındaki Rus ordusu bozguna uğrayarak çekilen kuvvetlerin Horumköy’de kendisine katılmasıyla yeniden harekete geçtiğinde daha önce Başparan’da hezimete uğrayan ordunun ancak yarısına ulaşılabilmiştir. Yani Başparan’da Rus ordusu 2/3 oranında zayiat vermişti. General Ormolof Başparan’dan yönelen tehlikeyi göz önünde bulundurarak yolların geçiş noktalarını muhafaza altına aldırıp Revan Kuvvetlerinden korunmayı düşündü. Ayrıca top yekûn imha olmamak için askerlerinin bir kısmını da sağında yer alan kuvvetlerine yardım için güney batı istikametine yolladı. Çarpışan kuvvetler taarruz güçlerini yitirmiş oldukları halde Kars yakınlarındaki Anı harabelerinin doğusundan geçen Aras nehrinin sol cenahındaki mevkide Hasan Han emrindeki Reva Keşif birliği iki bin kadar Rus askeriyle karşılaştı. Böyle bir karşılaşma beklemeyen Ruslar Hasan Ağanın büyük bir cesaret ve ani bir kararla taarruza geçmesi sonucunda Ruslar önemli ölçüde zayiat verdiler. On iki top bırakarak kaçan Ruslar, Şorekil topraklarını da Revan Hanlığına bırakmış oldular. 
      Bu sırada Horum köyündeki Rus askerleri de Hüseyin Han’ın baskını karşısında şiddetli bir müdafaada bulunmalarına rağmen büyük zayiat verdiler. Hasan Han askeriyle Horum köyü önünde bulunan Hüseyin Han kuvvetlerine katıldı. Böylelikle hem sayı hem de moral bakımından güçlenen Revan kuvvetleri Başparan’da Hasan Han’ın yaptığı hatayı tekrarlayarak Rusları bastıracakları yerde geceyi rahat geçirip sabahı beklemeye karar vermekle büyük bir fırsatı kaçırdılar. İran ‘la ittifak halinde gerçekleştirdikleri bu savaşta Abbas Mirza ‘dan habersiz böyle bir saldırıyı yapmada tereddüt gösterdiler. Oysa Revan Hanlığı Ruslarla kendi imkân ve stratejileri doğrultusunda savaşı yürütmüş olsaydı durum farklı olacaktı. Zira bu arada Revan Kuvvetleri Rus işgali altındaki Pembek ve Şoregel topraklarını da kurtarmıştı. Revan Hanlığının bir ay içerisinde Rusya gibi işgalci bir devlet karşısında üst üste kazandığı başarılar bütün Azerbaycan’da büyük bir heyecan yarattı. 
      Esasen bölgede bekleneni veremeyen Ruslar, ahalinin kendi aleyhlerine dönmesini ve ilk zamanların aksine büyük bir hoşnutsuzluk içerisine düşen halkın sık sık isyan etmesine zemin hazırlamıştı. Bu duruma bir de Osmanlı’nın kışkırtmaları eklenince 1826’da topyekün bir ayaklanma safhasına girildi. Böyle bir genel isyanın zemininin hazırlanmasında Rusya’yı Kafkaslar’da meşgul etmek isteyen İngiltere’nin kışkırttığı İran’ın çabalarının payı da büyüktür. İşte bu ortam içerisinde Abbas Mirza komutasındaki İran kuvvetleri de Aras’ı geçerek Gence’ye taarruz etmişlerdi. 
      O sırada Ruslara üst üste darbeler vuran Revan Hanlığı kuvvetleri de 17 AĞUSTOS’da ileri harekâtını devam ettirerek Tiflis yakınlarındaki Celaloğlu mevkiinde üslenen Gürcü-Rus kuvvetlerini sıkıştırmaya başlamış ve onları Gürcistan’ın dışına çıkamayacak hale getirmiştir. Kafkasların güneyinde mağluplarının tehlikeye düştüğünü gören Ruslar süratle bölgeye yeni takviye birlikleri gönderdiler. Bu arada aldıkları destekle Şemkir’de Abbas Mirza’nın oğlu Muhammed Mirza’ya bağlı kuvvetlere karşı tesadüfen kazanılan zafer her şeyi değiştirdi. Ruslara karşı kazanılan üstünlük kaybedilirken Revan kuvvetlerinin de geri çekilmekten başka yapabilecekleri bir şey kalmamıştı. Aldığı takviyelerle sürekli güçlenen Rus kuvvetleri son iki ayda hep müdafaa noktasında kaldıkları bölgelerden süratle harekete geçerek geri çekilmekte olan Revan kuvvetlerini takiben bu hanlığın arazisine girdi. Ancak önemli bir netice alınamadan geri çekilmek zorunda kalacaklardı.] (38 )
(36)  Dr. Hasan OKTAY- Revan Hanlığı ve Hanları
(37)  Kevork Pamukciyan, Ermeni Kaynaklarından Tarihe Katkılar-IV, Biyografileriyle Ermeniler, s, 70
(38)  Dr. Hasan OKTAY- Revan Hanlığı ve Hanları

Kenan Mutlu Gürses


Kenan Mutlu Gürses © 2011 - 2024 Her hakkı saklıdır. Başa Dön