YALAN MI...! SÖYLÜYORLAR...

26 Mayıs 2015


      Toz-pembe dünyalarda yaşadığımız ifade edilirken, aldatan ve aldatılanları izliyoruz. Gelişmişlik düzeyinin hangi çizgisindeyiz? İnsani olarak kucak açtığımız o insanlar, neden tüm Türkiye’nin sokaklarında dileniyorlar?

      İlkbaharın son günlerinde, Erguvanları seyretmek, iğde ve leylak kokularını doyasıya solumak varken, yeşilin tarifsiz tonlarını barındıran çimler, yalın-ayak dolaşmanız için sizi beklerken, neden bu kirlilik?  

      Artık Türkiye’yi yeterince yönetemeyen siyasi kadronun, O’nun  batonu doğru kullanamayan,  eserin sonuna kadar ritmik vuruşları  yerinde yapamayan orkestra şefi ile olmuyor.

     Türkiye, Avrupa’nın birinci, dünyanın yedinci BÜYÜK TARIM ülkesi idi. Şimdi nasıl?

      Türkiye de dört milyon hektar tarım arazisi boş dururken, tarım sektörünün küçülmesi ve sonrasında başımıza gelecekler, her ne ise kimseyi ilgilendirmiyor.

      2002 yılında AKEPE iktidara geldiğinde; mazot (lt) 94 kuruştu. Bugün 4.- TL’nin üzerinde. Gübrenin tonu 354.- TL idi. Bugün 1.400.-TL. Tarım araç-gereçleri ve diğer fiyat artışlarını yazmıyorum.

     Konya büyüklüğünde ki, Hollanda’nın tarım ihracatı YÜZ MİLYAR dolara yaklaşırken, biz hâlâ 16-17 milyar dolar seviyelerini yakalamaya çalışıyoruz. Ne kadar çalışıyorsak!

      2002 yılında 1Milyar 700 milyon dolar olan tarım ithalatımız, bugün ON MİLYAR DOLAR seviyelerine yaklaşmış bulunuyor.
      2002 yılında tarım ürünleri ithalâtı yaptığımız ülke sayısı nerede ise %50 artmış. Bu CENNET VATAN da insan uyutulup ve uyuşturulurken, HANGİ AKILLA;

      Amerika, Bahreyn, Bangladeş, Belize, Cibuti, Çin, Dominik, Etiyopya, İzlanda, Jamaika, Katar, Kamboçya, Kanada, Kırgızistan, Lüksemburg, Mali, Mısır, Moritanya, Nepal, Papua Yeni Gine, Paraguay, Ruanda, Senegal, Somali, Surinam, Ukrayna, Venezuela, Zambiya’ dan  HANGİ TARIM ürünlerini ithal ettiğimizi biliyor musunuz? Meselâ:

       Ayva, Buğday, Bezelye, Ceviz, Çay, Dolmalık Biber, Domates, Elma, Erik, Kavun, Karpuz, Kırmızı Mercimek, Kiraz, KURU FASULYE, KURU SOĞAN, Lahana, MARUL, Nar, NOHUT, Patlıcan, Pirinç, Sivri Biber, Şeftali, Taze Soğan, Turp, YEŞİL MERCİMEK, vd.

      AKEPE, iktidara geldiği 2002 de, İKİYÜZ BİN TON üretilen YEŞİL MERCİMEK, bugün neden YİRMİ BİN Tona düştü?
      AKEPE, iktidara geldiği 2002 de, BEŞYÜZ BİN TON üretilen KIRMIZI MERCİMEK, bugün neden YÜZ BİN Tona düştü?

      2002’den önce DERMASON Fasulyenin “HASI” Erzincan’da yetişirdi. Kendine “has” özellikleri nedeniyle, diğer fasulye çeşitleri karşısında fiyatı da %30-40 fazla olurdu. Gel görki; AKEPE iktidarında ithal FASULYE önce ERZİNCAN DERMASON fasulyesi ile karıştırılarak önce kalite bozuldu. Sonra bunu yapanlar herhalde zahmetli olacak ki! karıştırma işinden vazgeçerek, İTHAL fasulyeyi DERMASON’un farklı çeşidi imiş gibi DERMASON adı altında daha ucuza satarak, VATANDAŞA resmen KAZIK attılar ve atmaya da devam ediyorlar. ERZİNCANLI üretici çaresiz seyrediyor. AKEPE iktidarı seyrediyor. Vatandaş KAZIK yemeye devam ediyor. İşin en acısı; ÇOK KIYMETLİ bir tarım ürünü çeşidimiz göz göre göre yok ediliyor.

      2002’den buyana izlenen yanlış tarım politikaları sonucun da; Ya bozuk ithal PİRİNCİ halkına yediriyor, ithalatı yapan firmayı açıklamıyor, konuyu bilenler birazcık sesini yükselttiğinde, SİYASETİN İTHALAT sopasını göstererek, “o spekülatörler yok mu” diye konuşmaya başlıyor. Peki, o pirinç spekülatörü kim, kimlerdi?

      2002’den bu yana, söyler misiniz; PATATES neden depolarda saklanma noktasına geldi? Neden kilosu 5 TL. Türkiye neden, nasıl, KURU SOĞAN İTHAL eder oldu?

      AKEPE, iktidara geldiği 2002’de, Doğu Anadolu’da çok ağır geçen KIŞ dönemlerinde kuru yem olarak zaman zaman KURU OT ihtiyacı hissedilmiş, Batı Anadolu’dan, Doğu Anadolu’ya kuru ot taşınmıştır.

      Ancak, AKEPE iktidarına kadar, Türkiye SAMAN İTHAL etmemiştir. SAMAN evet SAMAN ithal etmemiştir. Şimdi ediyor.

      AKEPE, iktidara geldiği 2002’de, Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da, ekilebilen tarım arazisi ile bugün ekilemeyen arazi miktarını iyi mukayese ediniz. Sözde ANALAR AĞLAMASIN lafıyla, çözüm safsatasının nasıl ÇÖZÜLME noktasına götürüldüğüne de iyi bakın. Bir yudum suyun, bir lokma ekmeğin ve bir dilim katığın SİLAHTAN daha güçlü olabileceğini unutmayın.

      Bir memleket düşünün ki, YÜZ YILI aşkın süredir HAVA ALANI olsun, yenilenen terminal binasını anlatan Cumhur’un başı “size hava alanı getirdik” desin. Ve o halk alkışlasın, alkışlasın…

      AKEPE’nin  “Yeni Türkiye’si” herhalde böyle bir şey… Şappiklemeye devam…

 

Kenan Mutlu Gürses

Kenan Mutlu Gürses © 2011 - 2018 Her hakkı saklıdır. Başa Dön